Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
Quantelung
salso
hypothesised
open barns
personal guarantee
phosphite
case worker
contractible
Quergriff
HTML tag
supplementary draft
hold something
Geçmiş
Cümleler
"hold something"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
hold something in detestation
f.
iğrenmek
2
Genel
hold something back
f.
zapt etmek
3
Genel
hold something in detestation
f.
nefret etmek
4
Genel
hold something high above
f.
yüksekte tutmak
5
Genel
hold somebody responsible for something
f.
birisini bir şeyden sorumlu tutmak
6
Genel
hold off from doing something
f.
bir şeyi yapmaktan çekinmek
7
Genel
hold off from doing something
f.
bir şeyi yapmayı ertelemek
8
Genel
hold something dear
f.
bir şeye çok değer vermek
9
Genel
hold something dear
f.
baş tacı etmek
Öbek Fiiller
10
Öbek Fiiller
hold something for someone
f.
müşteri için (ürünü vb) saklamak
11
Öbek Fiiller
hold something for someone
f.
bir şeyi birisi için tutmak/saklamak/emanet almak
12
Öbek Fiiller
hold someone up to something
f.
birini bir yere (pencereye vb) kaldırmak
13
Öbek Fiiller
hold something over somebody
f.
birine karşı (olumsuz) bir şeyi (koz olarak) kullanmak
14
Öbek Fiiller
hold someone or something at something
f.
birini veya bir şeyi belli bir uzaklıkta tutmak
15
Öbek Fiiller
hold up to (something)
f.
incelemeyi/denetlemeyi (sorunsuz) geçmek
16
Öbek Fiiller
hold up to (something)
f.
bir zorluk karşısında direnmek/tutunmak
17
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
bir şeyi bir şeye/yere bastırmak
18
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
birinin/bir şeyin aleyhinde kullanmak
19
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
bir şeyi bir şeye/yere basmak
20
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı kin tutmak
21
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı siniri geçmemek
22
Öbek Fiiller
hold (someone or something) out of (something)
f.
(birini/bir şeyi bir şeyden) uzak tutmak
23
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
birinin/bir şeyin yüzüne vurmak
24
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı kullanmak
25
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
bir şeyi bir şeye/yere tutmak
26
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
biriyle/bir şeyle ilgili mutsuzluğu devam etmek
27
Öbek Fiiller
hold (someone or something) out of (something)
f.
(birini/bir şeyi bir şeyden) korumak
28
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
birine/bir şeye karşı kızgınlığı devam etmek
29
Öbek Fiiller
hold (someone or something) out of (something)
f.
(birini/bir şeyi bir şeyin) dışında tutmak
30
Öbek Fiiller
hold something against someone or something
f.
bir şeyi bir şeyin üstüne bastırmak/tutmak
31
Öbek Fiiller
hold something in
f.
bir şeyi belli etmemek
32
Öbek Fiiller
hold something in
f.
bir şeyi dışa vurmamak
33
Öbek Fiiller
hold something in
f.
bir şeyi içine atmak
34
Öbek Fiiller
hold something in
f.
göbeğini/karnını toplamak
35
Öbek Fiiller
hold something in
f.
göbeğini/karnını içine çekmek
36
Öbek Fiiller
hold something in
f.
göbeğini/karnını içinde tutmak
37
Öbek Fiiller
hold someone to something
f.
birine verdiği sözü tutturmak
38
Öbek Fiiller
hold off (on someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) bekletmek
39
Öbek Fiiller
hold up to (something)
f.
(bir şeyin) hizasına/seviyesine kaldırmak
40
Öbek Fiiller
hold something over someone
f.
birinin eskiden yaptığı bir şeyi ona karşı kullanmak
41
Öbek Fiiller
hold someone or something off
f.
birini/ bir şeyi savuşturmak
42
Öbek Fiiller
hold someone or something together
f.
birilerini/bir şeyleri bir arada tutmak
43
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeyi) kavramak/yakalamak
44
Öbek Fiiller
hold (something) out on (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden bir şey) saklamak/gizlemek
45
Öbek Fiiller
hold something over someone
f.
birinin eskiden yaptığı bir hatayı yüzüne vurmak
46
Öbek Fiiller
hold someone to something
f.
birinin sözünü tutmasını/anlaşmaya uymasını ummak/beklemek
47
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeyi) tutmak/saklamak
48
Öbek Fiiller
hold to (something)
f.
(bir şeye) tutunmak/sadık kalmak
49
Öbek Fiiller
hold forth (on someone or something)
f.
(biri/bir şey hakkında nutuk atmak
50
Öbek Fiiller
hold out on (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) para, bilgi saklamak/gizlemek
51
Öbek Fiiller
hold something together
f.
bir şeyi bir arada tutmak
52
Öbek Fiiller
hold to (something)
f.
(sözünü tutmasını) beklemek/ummak
53
Öbek Fiiller
hold off (on someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) ertelemek
54
Öbek Fiiller
hold someone to something
f.
birini sözünü tutmak zorunda bırakmak
55
Öbek Fiiller
hold someone or something off
f.
birini/bir şeyi uzaklaştırmak
56
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeye/şeyde) tutunmak
57
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeyi) atmamak
58
Öbek Fiiller
hold to (something)
f.
(bir şeyi) değiştirmemek/muhafaza etmek
59
Öbek Fiiller
hold by (something)
f.
(bir yerinden) tutmak/yakalamak
60
Öbek Fiiller
hold off (on someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) sonraya bırakmak
61
Öbek Fiiller
hold something out (to someone)
f.
(birine) bir şey sunmak
62
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeyi) sıkı sıkı tutmak
63
Öbek Fiiller
hold (something) out on (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden para, bilgi) saklamak/gizlemek
64
Öbek Fiiller
hold someone or something together
f.
birilerinin/bir şeyin dağılmasını önlemek
65
Öbek Fiiller
hold someone to something
f.
birinin bir anlaşmaya sadık kalmasını sağlamak
66
Öbek Fiiller
hold something out (to someone)
f.
(birine) bir şey uzatmak
67
Öbek Fiiller
hold someone or something off
f.
birini/bir şeyi defetmek
68
Öbek Fiiller
hold something together
f.
bir şeyin dağılmasını önlemek
69
Öbek Fiiller
hold someone or something off
f.
birini/bir şeyi bekletmek
70
Öbek Fiiller
hold back (on something)
f.
(bir şeyden) az almak/vermek
71
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeye) sahip çıkmak
72
Öbek Fiiller
hold onto (something)
f.
(bir şeyi) sürdürmek
73
Öbek Fiiller
hold to (something)
f.
(bir şeyi) sürdürmek/savunmak
74
Öbek Fiiller
hold forth (on someone or something)
f.
(biri/bir şey hakkında) nutuk çekmek
75
Öbek Fiiller
hold back (on something)
f.
(bir şeyden) ayırmak
76
Öbek Fiiller
hold someone or something together
f.
birini/bir şeyi ayakta tutmak
77
Öbek Fiiller
hold someone or something by something
f.
birini/bir şeyi bir yerinden tutmak
78
Öbek Fiiller
hold to (something)
f.
(bir şeye sadık kalmasını, sözünde durmasını) beklemek/ummak
79
Öbek Fiiller
hold out for (someone or something)
f.
(daha iyi biri/bir şey) için bir teklifi reddetmek
80
Öbek Fiiller
hold back (on something)
f.
(bir şeyden) saklamak
81
Öbek Fiiller
hold something out (to someone)
f.
(birine) bir şey önermek/teklif etmek
82
Öbek Fiiller
hold something out (to someone)
f.
(birine) bir şey vermek
83
Öbek Fiiller
hold with (something)
f.
(bir şeyle) örtüşmek
84
Öbek Fiiller
hold with (something)
f.
(bir şeyle) uyuşmak
85
Öbek Fiiller
hold someone or something off
f.
birini/bir şeyi bertaraf etmek
86
Öbek Fiiller
hold forth (on someone or something)
f.
(biri/bir şey hakkında) uzun uzadıya konuşmak
Konuşma Dili
87
Konuşma Dili
hold still for (someone or something)
f.
bir şeyin yapılabilmesi için hareketsiz durmak
88
Konuşma Dili
hold still for (someone or something)
f.
bir şeyin yapılabilmesi için sabit durmak
89
Konuşma Dili
hold still for (someone or something)
f.
(biri/bir şey) için sabit durmak
Deyim
90
Deyim
hold of someone or something
i.
(birine/bir şeye) ulaşma
91
Deyim
hold of (someone or something)
i.
(birini/bir şeyi) yakalama
92
Deyim
hold of (someone or something)
i.
(birini/bir şeyi) tutma
93
Deyim
hold of someone or something
i.
(biriyle/bir grupla) telefon aracılığıyla bağlantı/iletişim kurma
94
Deyim
hold of someone or something
i.
(birine/bir gruba) telefonla ulaşma
95
Deyim
hold of someone or something
i.
(biriyle/bir grupla) telefonda görüşme
96
Deyim
hold of (someone or something)
i.
(birine/bir şeye) tutunma
97
Deyim
hold of someone or something
i.
(birini/bir şeyi) bulma
98
Deyim
hold something in reserve
f.
yedekte tutmak
99
Deyim
hold something in reserve
f.
yedekte bulundurmak
100
Deyim
hold something in reserve
f.
yedek olarak saklamak
101
Deyim
hold something back for a rainy day
f.
(zor günler için) bir kenara koymak
102
Deyim
hold something back for a rainy day
f.
zor günler için saklamak
103
Deyim
hold forth on something
f.
bir şey hakkında uzun uzun konuşmak
104
Deyim
hold someone responsible for something
f.
(bir şeyden) birini sorumlu tutmak
105
Deyim
hold someone accountable for something
f.
(bir şeyden) birini sorumlu tutmak
106
Deyim
hold by something
f.
bir şeye (sözleşme vb) bağlı kalmak
107
Deyim
hold something in
f.
(hislerini/duygularını) içinde tutmak
108
Deyim
hold something inside of oneself
f.
(hislerini/duygularını) içinde tutmak
109
Deyim
hold something in abeyance
f.
bir şeyi ertelemek
110
Deyim
hold still for something
f.
bir şeye katlanmak
111
Deyim
hold still for something
f.
bir şeye dayanmak
112
Deyim
hold something inside of oneself
f.
kendi içinde tutmak
113
Deyim
hold the line on something
f.
sabitlemek
114
Deyim
hold something back
f.
saklı/gizli tutmak
115
Deyim
hold back something
f.
saklı/gizli tutmak
116
Deyim
put a hold on something
f.
bloke etmek
117
Deyim
put a hold on something
f.
kullanıma kapatmak
118
Deyim
put a hold on something
f.
askıya almak
119
Deyim
hold (someone or something) up as an example
f.
örnek/model olarak göstermek
120
Deyim
cop hold of (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) kıstırmak
121
Deyim
cop hold of (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) ele geçirmek
122
Deyim
cop hold of (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) yakalamak
123
Deyim
cop hold of (someone or something)
f.
(birini ya da bir şeyi) enselemek
124
Deyim
have hold of (someone or something)
f.
(birine veya bir şeye) hakim olmak
125
Deyim
have hold of (someone or something)
f.
(birini veya bir şeyi) kontrol altına almak/yakalamak
126
Deyim
not hold with (something)
f.
bir fikri kabul etmemek
127
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birini/bir şeyi) saymamak
128
Deyim
hold something in store
f.
yedekte bulundurmak
129
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birini/bir şeyi) aşağılamak
130
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birine/bir şeye) tepeden bakmak
131
Deyim
hold (something) in store (for one)
f.
(biri için bir şeyi) bekletmek
132
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birini/bir şeyi) küçümsemek
133
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birini/bir şeyi) hor görmek
134
Deyim
hold something in store
f.
bir şeyi hazır bekletmek
135
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birini/bir şeyi) hakir görmek
136
Deyim
hold (something) in store (for one)
f.
(biri için bir şeyi) hazır bulundurmak
137
Deyim
hold something in store
f.
elinde bulundurmak
138
Deyim
hold (someone or something) in contempt
f.
(birini/bir şeyi) hafife almak
139
Deyim
relinquish (one's) hold on (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) devretmek
140
Deyim
relinquish (one's) hold over (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) devretmek
141
Deyim
relinquish (one's) hold over (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) kaptırmak
142
Deyim
relinquish (one's) hold on (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) bırakmak
143
Deyim
relinquish (one's) hold over (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) kaybetmek
144
Deyim
relinquish (one's) hold over (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) bırakmak
145
Deyim
relinquish (one's) hold on (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) kaybetmek
146
Deyim
relinquish (one's) hold on (something) (to someone or something)
f.
(bir şeyin) kontrolünü (birine/bir şeye) kaptırmak
147
Deyim
hold something inside of oneself
f.
bir şeyi belli etmemek
148
Deyim
hold something inside of oneself
f.
bir şeyi içine atmak
149
Deyim
hold something inside of oneself
f.
bir şeyi dışa vurmamak
150
Deyim
lay hold of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) sıkı sıkı tutmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of hold something
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy